Bu Savaş Bitmeyecek

Bir ol! Diri ol! Dağılma!

"Hafıza-i beşer nisyan ile malul" der ecdadımız. İnsan gerçekten de ne kadar unutkandır. Ne kadar aceleci ve ne kadar da nankördür. İnsanın hafızası neyse de toplumsal hafızanın nisyanı bir bela. Tarihin tozlu arşivlerinde kalması bir musibet. Onu hatırlamayan bir neslin eline bütün toplumun teslim edilmesi ilahi bir afet. 

"Yüzyıl" insan ömrü için uzun, toplum için bir kaç gün kadar kısa sayılabilecek bir zaman dilimi.  1915-2015.
Sultan Abdülhamit'in tahttan indirilmesinden sonra Anadolu insanına yaşatılan acılar ve geride bıraktığı şehitler, düşmana terk ettiği topraklar ve arşivlere gömdüğü kültür, yabancı mihraklara çaldırdığı değerler hazinesi.  Bin yıllık kardeşlik türküsünün yerini alan senfoniler. Ezanların yerini alan gazino nağmeleri.  İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunun kaybolduğu insan insanın kurdudur anlayışına mahkum edilen insanlık anlayışı. 
Çağ açıp kapatan 21'indeki gencin ulvi ruhunu terk edip Batı'ya yamanmış genç kimlik, ayaklarının altında ki cenneti terkedip, hayvani güdülerin ayakları altına itilmeye çalışılan cinsel objeler.  
Mürekkebinin bir damlasının mizanda bütün alemlere ağır geldiğini unutmuş, pozitivist akılla kafası karışık bilim adamları. Zihni tarumar maaşlı, okul ziline bağlı mekanik ücretliler. Bir elinde kendilerinden daha akıllı makinelere mahkûm, idealsiz, ezberci, memur muallimler.
Şekilde kalmış ruhsuz İslam, raflarda kutsanmış Allah kelamı, anlaşılmayan dualar, manası dilden kalbe inmeyen mealler, vaizler, sohbetler.  Dualar yerini alan beddualar, rahmani yüzlerin yerini dolduran militan çehreler, asık suratlı küfürbaz, maddeperest dindarlar. Batı'nın uşağı dindar görünümlü önderler. İslam'ı kilisenin çanları altında papazlarla planladıkları diyalog ihanetiyle bozma çabasında çeteler. Soysuzlaştırma, Muhammed sizleştirme planları.  Siyaset milleti bölmek, adalet mazlumun tepesinde zalimin giyotini.  
Âlimi bozulmuş, hakimi bozulmuş, ayarı kaçmış, bozulmuş toplum. Şovenist kardeş, vatansız vatandaş, devletsiz millet, ülküsüz genç, Kur'an'sız Müslüman, Kıblesi sapmış beynamaz, ruhsuz sanatçı, idealsiz öğretmen, içiyle dışıyla yabancılaşmış eğitim mekânları, sorumsuz, virüslü medya, özgürlükle maskelenmiş hayasız cinsiyetsizlik. Boynuna takılan zincirden habersiz uyuşturulmuş özerklik isteyen, öz erksiz, çakma, sahte, kimlik anarşistleri....

Bütün bunlar yüzyıl boyunca siyonistin tarumar ettiği, Türkiye'de yaşanmasını istediği, maskeli balonun sahnelendiği, tarihi düzen.

Peki ne oldu da bir anda  maskeli balonun müzikalı kesiliverdi?

Ne oldu da bütün kirli eller bir anda tutuşuverdi?

Ne oldu da Abdülhamit'ten sonra atılan zafer naraları bir anda çığlığa dönüşüp beddua seanslarına dönüştürüldü?

Ne oldu da 1000 yılın kardeşlik damarlarına kurulmuş saatli bombalar bir bir patlatılmaya başlandı?

Ne oldu da ittihat ve terakkinin kirlettiği ve koskoca bir imparatorluğu yıkan, dışında Özgürlük, Hürriyet, Eşitlik, Adâlet, Bağımsızlık" içinde esaret yatan naraları yeniden atılmaya başlandı?

Ne oldu da ihanet hücreleri uyandırıldı ve hainlik planları hayata geçirildi?

Ne oldu da, kardeşi kardeşe kırdırma senaryoları devreye sokuldu?

Ne oldu da bayrağa, devlete, millete saldırmak için siyasi ittifaklar kurulmaya başlandı?

Ne oldu da Türkiye'nin etrafında ateş çemberi kurmaya başlandı?

Ne oldu da köpekler zincilerinden salıverildi? 

Ne oldu da Doğuyla Batı'yı birbirine düşmanmış gibi aşılar yapılmaya başlandı?

Ne oldu da bir yandan kurşunla, bir yandan kalemle, bir yandan beddualarla hep birlikte harekete geçtiler, saldırmaya başladılar?

Ne oldu da yedi düvel haçlı ittifakıyla hilale hücum etmek için el ele tutuştular?



Aynı tiyatronun 3. Perdesi oynanıyor.

I. Perde: Sultan Abdülhamit Han

II. Perde: Gazi Mustafa Kemal Atatürk 

III. Perde: Cumhur Reis Recep Tayyip Erdoğan
İslamın ve Türkiye'nin ezeli düşmanlarınca üç perdenin üçünde de her şey planlandığı gibi aksaksız gidiyorken, bir anda Yüzyıllık oyunu bozmaya yeltenen bu  "adamlar" geliverdi.

Tek millet, tek devlet, tek vatan diyen, dünya beşten büyüktür diyen adamlar. 

Milletin ardından hesapsız, sorgusuz gitmeye yemin ettiği adamlar. 

Milletini yüzyıllık uykundan uyandırmakla kalmayan yüzyıllık planlar kuran adamlar.

Yeniden şahlanmanın imkansızlık umutsuzluğunda boğulurken, bunlara  şahlanmaya umudu veren adamlar

Bir olmayı, diri olmayı öğreten adamlar

Yüzyılın köleliğine dur diyerek millet olma bilincini yeniden zihinlerde uyandıran adamlar.

Millet olmanın, İslam olmanın, dik durmanın, onurlu yaşamanın, gururla yaşamanın, geleceğe umutla bakmanın tohumlarını filizlendiren adamlar.

Dünya'nın bütün her yerindeki Müslümanlara umut olan adamlar.

Yüzlerce yıl kiminin ekonomik, kiminin kültürel bağımsızlığını ellerinden aldıkları milletlerin bağımsızlık umudu olan adamlar geliverdi.

Türkiye'de bu mücadele asla bitmeyecek.
Biz bir olduğumuz sürece
Biz diri olduğumuz sürece
Biz dağılmadığımız sürece 
Bu savaş asla bitmeyecek. 
-
Biz büyüdükçe, 
Biz yükseldikçe, 
Biz umudumuzu yitirmedikçe,
Bu savaş bitmeyecek.
-
Biz Anadolu'nun her karesinde kardeşçe yaşamaya yemin edip gülümsedikçe,
Biz camilerde ezanları aynı ruh ve heyecanla dinledikçe,
Biz Türk, Kürt, Çerkez, Gürcü, Laz, Çeçen bir elle Muhammed'e sarıldıkça,
Biz gençliğimize sahip çıkıp onları ihanete kurban etmedikçe
Biz "Ay Yıldızlı" bayrağın altında uykusuz gözlerle nöbete durup Kâbe'yi kıble yaptıkça
Bu savaş bitmeyecek.
-
Biz İslam oldukça
Biz Anadolu'da düğünler dernekler kurdukça
Biz Anadolu'da Çanakkale, Sakarya ruhuyla yaşadıkça
Biz Oğuz'lar, Alparslanlar, Selahattin Eyyubiler yetiştirdikçe
Biz Hacı Bayram Velileri, Hacı Bektaş Velileri, Hoca Ahmet Yesevileri tanıdıkça
Bu topraklarda dostların duaları Camilerden, Cemlerden, Dergahlardan yükseldikçe 
Bu savaş bitmeyecek.
-
Biz onları "dost" edinmedikçe bu savaş bitmeyecek.
Biz de onları asla dost edinmeyeceğiz.
Sinecekler, sessizce yine planlar kuracaklar
Yine ihanet oyunları için oyunlar oynayacaklar

Ama yine Anadolu'nu her karışında Al Bayrak dalgalanacak,
Anadolu'nu her tepesinde dağında yine Mehmetçik gözü ufukta nöbette olacak
Anadolu'nun her Köyünden, mezrasından, şehrinden ezanlar yükselecek
Anadolu'nun her yaylasından yine dualar yükselecek.
Ezeli düşmana inat yine

"Tek Milletiz, Tek Devletiz, Tek Vatanız"

Eğer bugün bu mücadele varsa hala "Biz" hayattayız, hala düşman yüreklere korku salıyor, dost gönüllere huzur veriyoruz demektir.

Artık ya yüzyıldır kurgulanan,  başkalarının yazdığı senaryonun figüranı olup oynamaya devam edeceğiz ya da kendi senaryomuza kendimiz yazarak, Yüzyılın hikayesinin yazarı olacağız. Tarihi yine biz yazacağız.

Son söz: Bir ol!,Diri ol! Dağılma!

Benzer Yazılar

1 yorum:

yorumla
Oğuzlar
YAZAR
15 Şubat 2016 11:04 sil

Bu yazıyı okuyupta içinde birşeyler kıpırdıyorsa ,göz yaşlarınıza sahip olamıyorsanız ve kendinize şöyle bir gelip çeki düzen veriyorsanız doğru yoldasınız üstüne üstüne gidin, ortalığın hain dolu olduğu bu günlerde sizin gibi yiğitlere ihtiyacımız var ,unutmayalım ki Yalnız bırakılmak istenen bir liderin hemde ihtiyacı yokken istediği ülkede yasabilme fırsatı var iken neden hale bu geminin kaptanı neden vatan millet bayrak arzusu içinde neden diğerleri.gibi hainlik yapmıyor vatanını terk etmiyor neden neden neden Neden mi,? Nasıl ki İstanbul un Fetfi Fatih Sultan Mehmet Hana nasip edilmiş iste Dünyanın fethi kurtuluşu Sayın Cumhurbaşkanımız ,başkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN â nasip edilmiş ve Allah 'ın izniyle Zafer yakındır yakındadır

Cevapla
avatar

Yorumunuz için teşekkür ederim. Denetlendikten sonra yayınlanacaktır. EmoticonEmoticon