KİMDİR BU "SİYASİ DANIŞMANLAR?"

KİMDİR BU "SİYASİ DANIŞMANLAR?"

Öncelikle, bütün zamanların en gözde, uygulamalı siyaset bilimi toplum bilimi, davranış bilimi, etik, ahlak gibi değerleri öğreten, yaşatan, sorumluluk üstlenmeyi ve karar almayı öğreten, yaşatan bir akademinin, tam zamanlı, müdavimleridir.
Bu akademide; her iki yönüyle, kurumlar ve insanlar sosyolojik ve psikolojik olarak öğretilir: İnsan kimdir? Nasıl davranır, hangi hallerde ne yapar? Sabır nedir? Direnç ve dayanıklılık nasıl gösterilir? Gerçek ve sahte ifadeler, yaklaşım arasındaki fark nedir? İnsan psikolojisi zayıf ve güçlü yanları nedir? “Mış” gibi yaşayanlar nasıl anlaşılır? Adalet ve adaletsizlik köprüsünün bıçak sırtı yolunda nasıl yürünür? Bencillik ve menfaatperest tutumlarla nasıl baş edilir? Bireysel ve toplumsal özgüven nasıl kazanılır ve kaybedilir? Dedikodu insan ve toplum hayatına nasıl zarar verir? Küçük hesaplar, suflî ve ulvî amaçlar nasıl anlaşılır? Sadakat ve ihanet insanı nasıl değiştirir? Menfaatler insan ahlakını nasıl çürütür? Anne baba, arkadaş görev rolleri nasıl, hem bir arada hem de ayrı tutulur? Mantık ve duygu nasıl kontrollü olarak dengeli kullanılır? Mantıksal zekâ, duygusal zekâ ve ruhsal zekâ nasıl yerinde ve zamanında kullanılır? Hem mesleki hem de kişisel yeterlilik nasıl geliştirilir? Nasıl fedakâr olunur? Gibi konular, sorular ve cevaplar, gerçek örnekleriyle yaşanır, öğrenilir, öğretilir.
Danışman okur, araştırır, inceler, gündemi takip eder, analizler yapar, değerlendirir. Kılık kıyafetiyle, konuşması ve duruşuyla danışmanlık yaptığı makamın temsilcisidir. Makama gerektiğinde sunmak ve paylaşmak üzere öngörüleriyle gündemi zihin dünyasında hazır tutar.
Danışman, danışmanlık yaptığı kişinin çalışanı, arkadaşı, yoldaşı, sırdaşıdır.
Danışman makamı yönlendirmez, akıl vermez. Makama yalan söylemez, makamdan bilgi saklamaz. Danışman gerektiğinde, değer bulunduğunda istişare “konu ve/veya konular istişare edilir. Karar makamındır.
Danışman makama yol göstermez, yolları tanımlar, açıklar. Karar makamındır.
Danışman, yoldaki işaretleri belirlemez. Yoldaki işaretleri hatırlatır, makamın öngörüsüne destek verir. Karar makamındır.
Danışman, kültürümüzün binlerce yıldır süregelen “istişare” kurumunun “mütefekkiridir.”, öyle olmalıdır.
Hülafâ-i Raşidîn ve İslam’ın dördüncü halifesi Hazreti Ali’(r.a)’a afedilen bir şu tarihi olay, danışmanlık müessesesinin, danışmanın önemini açıklaması bakımından mânidardır.
Hz. Ali’ye danışmanları; “Efendim, sizden öncekilerin; Ebubekir’in, Ömer ve Osman’ın zamanında bu kadar çok karışıklık yoktu. Oysa sizin zamanınızda çok karışıklık var. Neden?” diye sorarlar.
Hz. Ali (r.a) çok anlamlı, ders niteliğinde bir cevap verir: “Ebu Bekir’in zamanında Ömer gibi, Ömer’in zamanın Osman gibi, Osman zamanında da benim gibi danışmanları vardı. Benim zamanımda da sizin gibi danışmanlarım var”.
Bu konuşmadan anlaşılacağı üzere, danışmanlık önemli ve bir makam için vazgeçilemez, yardımcı ve Hz. Ali’nin ifade ettiği sorumlulukları olan insanlardır. Bu nedenle hem kurumsal olarak hem de kişisel olarak desteklenmeleri, geliştirilmeleri önemli görülmelidir.
Zira danışmanlar takınılan olumlu ya da olumsuz her tutum aslında makama takınılmış bir tutumdur. Ve danışman da bilir ki, kendisine karşı takınılan her tutum ve davranış, temsil ettiği makama duyulan saygı durumu ile ilişkilidir.


Kaynak: Kimdir bu “Siyasi Danışmanlar?" - Nadir YILDIRIM

Benzer Yazılar

Yorumunuz için teşekkür ederim. Denetlendikten sonra yayınlanacaktır. EmoticonEmoticon